|
J Drugs Dermatol. 2008 Aug;7(8 Suppl):s9-13
Tretinoin microsphere gel in younger acne patients.Jorizzo J, Grossman R, Nighland M.
Department of Dermatology, Wake Forest University School of Medicine, Winston-Salem, NC, USA.
BACKGROUND: Facial acne is common in adolescents and can have a significant psychosocial impact. Treatments prescribed should not add stress by causing excessive localized irritation. OBJECTIVE: To determine whether the lowest concentration of tretinoin microsphere gel (TMG) currently available (0.04%) provides an acceptable balance of efficacy and tolerability for adolescents with moderate facial acne. METHODS: The findings of 2 multicenter, randomized, double-blind, vehicle-controlled trials of TMG 0.04% applied once nightly for 12 weeks in 245 adolescents ages 11 to 16 years with moderate facial acne were combined. Patients were evaluated via changes in acne lesion counts and the occurrence of cutaneous and other adverse effects. RESULTS: Tretinoin microsphere gel 0.04% reduced total, noninflammatory, and inflammatory lesion counts to a significantly greater extent than the vehicle gel at 12 weeks (P<.000005). The mean percentage reductions in noninflammatory and inflammatory lesion counts at 12 weeks in females were 45.0% and 51.4%, respectively; and in males, 20.5% and 36.7%, respectively. Tretinoin microsphere gel 0.04% was tolerated well, with over 70% of patients experiencing no cutaneous adverse events (AEs). CONCLUSION: Tretinoin microsphere gel 0.04% is effective in significantly reducing all types of acne lesions in adolescents with moderate facial acne ages 11 to 16 years, and has a low incidence of cutaneous AEs
|
|
AMENTÜ
İnsan eşref-i mahlûkattır, derdi babam bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman bu söz asıl anlamını kavradı geçti çıvgınların, çıbanların, reklâmların arasından geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı kararmış rakamların yarıklarından sızarak bu söz yüreğime kadar alçaldı damar kesildi, kandır akacak ama kan kesilince damardan sıcak sımsıcak kelimeler boşandı aşk için kanıma ve göğsüme ölüm için yüreğime sürdüğüm ecza uçtu birden aşk ve ölüm bana yeniden su ve ateş ve toprak yeniden yorumlandı.
Dilce susup bedence konuşulan bir çağda biliyorum kolay anlaşılmayacak kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın yanık yağda boğulan yapıların arasında delirmek hakkını elde bulundurmak rahma çağdaş terimlerle yanaşmak için bana deha değil belgeler gerekli kanıtlar, ifadeler, resmî mühür ve imza gençken peşpeşe kaç gece yıllarca acıyan, yumuşak yerlerime yaslanıp uçardım bilmezdim neden bazı saatler alaturka vakitlere ayarlı neden karpuz sergilerinde lüküs yanar yazgı desem kötü bir şey dokunmuş olurdu sanki dudaklarıma Tokat aklıma bile gelmezdi babam onbeşli olmasa.
........................... ........................... ...........................
Hayat dört şeyle kaimdir, derdi babam su ve ateş ve toprak. Ve rüzgâr. Ona kendimi sonradan ben ekledim pişirilmiş çamurun zifirî kokusunu ham yüreğin pütürlerini geçtim gövdemi âlemlere zerkederek varoldum kayrasıyla Varedenin eşref-i mahlûkat nedir bildim.
|
|
Eski zamanın sararmış yapraklarında Bodrum kata sığınmış izbe bir tavernada Boğuk sesine hüzün sıkıştırmış şanssız Bir o kadar da bakımsız, Dul bir şarkıcının dudaklarından sızan Ağlamaklı nağmelerdi bana yaşatan
En anlamlı zamanını son haftanın. habibullah aktaş 09.04.2005
safranbolu
|
|
|